Dijital Dünyada Anne Baba Olmak
510

Yazıyı Hazırlayan :  İlkokul Rehber Öğretmeni Uzman Klinik Psikolog Cansu Buket Tokat
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital dünyaya ve dijital ekranlara istesek de istemesek de maruz kalmaktayız. Dijital ekranlar, biz yetişkinlerin hayatında zamanla yemek yemek, çalışmak kadar günlük aktivitelerimizin bir parçası haline gelmişken çocuklarımız da bu değişikliklerden paylarına düşeni almaktadırlar.

Dijital ekranların çoğu zaman ebeveynler için kurtarıcı rolde olduğuna hepimiz şahit olmaktayız. Sorunsuzca yemek yemesi için yemek esnasında önüne video açılan çocuklar veya uykuya geçerken duygu düzenlemesini yapabilsin ve sakinleşsin diye eline telefon verilen çocuklar akıllara bir soruyu getirmektedir; dijital ekranlara hayır diyemeyen çocuk mu, yoksa anne babalar mı?

Artık bu çağda, neredeyse her anne baba tarafından teknolojinin ve dijital ekranların zararlarının anlaşıldığını fakat buna yönelik uygulamada zorlanıldığını görmekteyiz. Yine çocukların dijital ekranlara ne kadar maruz kalması gerektiği ve teknolojik aletleri ne zaman kullanması gerektiği ise herkesin zihninde soru işareti yaratmaktadır.

Ne Kadar?

Teknolojik alışkanlığı hiç oluşturmamanın en sağlıklı yol olmasının yanısıra bu alışkanlığa olan ve yüksek düzeyde teknolojiye maruz kalan çocuklar için maximum sürenin 2 saat olması gerektiği söylenebilir.  Fakat, örneğin 2 saat bilgisayar oyunu oynayan bir çocuk için durmaksızın iki saat bilgisayar oyunu oynamaktansa gün içinde 40 dakikalık üç bölüm şeklinde aralıklarla oynamasının daha sağlıklı olduğu kanıtlanmıştır. 40 dakikanın bir çocuğun dijital ekranlardan zarar görmesini engelleyecek maximum süre olduğu söylenebilir.

Ne Zaman?

Özellikle uyku saatinden 2 saat önce teknolojik alet kullanımının sonlandırılması büyük önem taşımaktadır. Çünkü uyku, beynin gün içinde öğrenilenleri tekrarlaması, öğrenilenleri uygun hafıza alanlarına depolaması, önemli ya da önemsiz bilgileri ayrıştırması gibi süreçlerin tümüne olumlu etki etmektedir. Uyku öncesi dijital ekrana maruz kalındığında beynin işletimi durduramayıp uykuya geçemediği ve dolayısıyla uyku süresinin de kısaldığı bilinmektedir. Bu durumda, uykuya yakın zamanda dijital ekrana maruz kalmanın uykudan alınacak olumlu etkiyi en aza indirgediği bilimsel çalışmalarla anlaşılmıştır.

Bunun yanısıra, dijital ekranların uyku öncesinde çocukların duygu regülasyonunu sağlaması konusundaki rolü göz önünde bulundurulduğunda özellikle uyku öncesi çocukları dijital ekranlara maruz bırakmanın zararı yadsınamaz. Çocukların kendi kendine duygu regülasyonlarını yapabilmeleri ve uykuya geçebilmeleri sosyal yaşamda birçok becerilerine katkı sağlayacaktır. Son olarak, uyku öncesi dijital ekranlara maruz kalan çocukların uyku problemleriyle de karşı karşıya kaldıklarını görmekteyiz. Dolayısıyla, çocukların uykudan alacakları verimi tam olarak sağlamayı hedeflemek çok önemlidir.

Anne-Babalara Neler Düşüyor?

Yukarıda bahsedilen tüm bu sınırlamaları getirmenin yanısıra;
Çocuklarımızı dijital dünya ile tanıştırmakta direnebildiğimiz kadar direnmek önemlidir.
Çocuklarımız dijital dünya ile tanıştıktan sonra ise net ve tutarlı sınırlarımızın sürekliliği büyük önem taşımaktadır. Amacımız; çocuğumuzun hiç teknolojik alet kullanmamasındansa bizim kurallarımızla ve bizim eşliğimizde kullanması olmalıdır.

Aile içinde iletişimsizliğin olduğu çocukların bu stresi kompanse etmek amacıyla daha fazla dijital ekranlara yöneldiği bilinmektedir. Bu yüzden önce aile içindeki paylaşımı ve iletişimi güçlü tutarak çocuğumuzu dijital ekranlardan korumak alınabilecek ilk önlem olabilir.

Anne-babalar olarak çocuklarımız için koyduğumuz kurallara bizlerin de uyması çok değerlidir. Çocuklarımız her alanda bizi rol model aldıkları gibi teknoloji kullanımında da bizleri örnek alıyor olacaklardır.

Teknolojik aletlerin yatak odalarında bulundurulmaması diğer önemli bir husustur. Bu yolla hem çocukların kullanımını kontrol etmenin daha kolay olduğu hem de çocukların uyku kalitesinin arttığı gözlenmiştir. Çocukların, yetişkinlerin de olduğu ortak alanlarda dijital ekranlarla buluşması daha sağlıklıdır.

Ebeveynlerin sosyal medya kullanımını ve içerik denetlemesini yapmak çocuklarımızın duygusal gelişimi ve güvenliği açısından çok büyük önem taşımaktadır.

Kaynak: Ceranoğlu, T. A. (2020). Dijital Çocukların Geleneksel Anne Babası Olmak semineri.

Share on facebook
Facebook
Share on linkedin
LinkedIn
error: Content is protected !!
Kayıt Formu