Covid-19 Pandemisiyle Sağlıklı Baş Edebilmenin Yolları
20902602_web1_coronavirus-globe

Yazıyı Hazırlayan : Uzman Klinik Psikolog Özge Özcan

COVID-19 pandemisi tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkisi altına aldı. Devletimiz ve ülkemizin sağlık çalışanları bu süreci toplum olarak sağlıklı atlatmamız adına büyük bir özveri ile çalışıyorlar.

Çocuklarımızın ve bizlerin sosyal izolasyon dönemi içerisinde olduğu bu süreçte, çocuklarımız evden öğrenim görüyor ve bir şekilde gündemi bizlerle birlikte takip ediyor, bazı olumsuz bilgilere de maruz kalıyorlar.

Kaygı gibi bir duygunun böyle bir süreçte en normal ve koruyucu duygudurum olduğunu öncelikle biz yetişkinlerin bilmesi çok önemlidir. Kaygı, bizlerin virüse karşı alması gereken hijyen, sosyal izolasyon gibi tedbirleri almamız için koruyucu ve tetikleyici bir duygudur.

Ancak her aşırı durum gibi yoğun kaygı, koruyuculuk işlevini bozar. Ebeveynlerin aşırı kaygılı ve olması gerekenden yoğun koruyucu tutumu özellikle kaygı duygusunu yetişkinlerden daha fazla yaşayan ergenler için olumsuz bir tutumdur.

Öncelikle ebeveynlerin, kendi kaygı süreçlerini düzenlemeleri bu sürecin sağlıklı yürütülmesi için çok önemlidir. Kaygı, bilmemek kavramı ile doğru orantılı olarak büyür. Bilgimiz arttıkça kaygımız azalır. Gündemi bu dönemde takip ederek bilgilenme ihtiyacında olmamız, koruyucu bir tutum olmakla beraber istemeden aşırı bir duygulanıma sebep olabilir.

COVID-19 virüsü hakkında takip etmemiz gereken küresel ve bilimsel örgütlerin verileri dışında, uzmanlığı bu alanda olmayan hekimlerin bilgilendirmelerini takip etmek  işlevsel olmayacaktır. Bilmemiz gereken şey, virüsün tedavisi, etkilediği yaş grubu ve alınacak önlemlerle ilgili bilgimizin, dünyanın geçmiş dönemlerde atlattığı pandemilerden daha fazla olduğudur. Bilmediğimiz şeyler de elbette mevcuttur ancak bunlar da uzmanların çalışma alanı içerisindedir.

Ergenler, içinde bulundukları gelişimsel dönemden dolayı bazı fiziksel ve duygusal değişimler geçirirler. Bu dönemde, salgına dair kaygı ile başa çıkmak onlar için zor olabilir.

Kendilerine ve ebeveynlerine karşı stres ve kaygı hissetmiyormuş gibi davranabilirler. Sorulara alışıldık bir şekilde sadece “iyiyim” diyerek yanıt verebilirler, hatta üzüldüklerinde bile sessiz kalabilirler. Bazı ergenler fiziksel ağrı ya da sancılardan şikâyet edebilirler, çünkü onları duygusal olarak gerçekten neyin rahatsız ettiğini belirleyemezler. Bazıları ise evde ya da sosyal ortamlarda kurallara uymakta çeşitli sorunlar yaşayabilirler.

Öncelikle bu durumların oluşmaması için evde öğrenim gören ve salgınla ilgili bilgi sahibi olan çocuklarımıza, yaş düzeyine uygun güvenilir bilgiler vermek çok önemlidir.

Ebeveynleri olarak onlara güven vermemiz ve günlük rutinlerden uzaklaşmamalarını sağlamamız gereklidir. Evdeki yaşamını düzenlemek ergenin sorumluluğunda olduğu kadar, ailesine göre de şekillendireceği bir süreçtir.

Sürekli yayın organlarını takip eden ve hijyenle ilgili uyarılarda bulunarak çocuğuyla iletişim kuran bir ebeveyn, çocuğun aşırı kaygılanmasına ortam oluşturur.

Ergenin uyanma ve yatma saatlerini aşırı zorlamadan ve inatlaşmadan ailece düzenlemek, günlük öğrenimine devam etmesini sağlamak çok önemlidir.

Ailemiz ile daha çok vakit geçirebildiğimiz bu dönemde, çocuklarımızla yeni iletişim yolları oluşturabilmemiz için teknolojik cihazlardan uzak sohbet saatleri, geçmişe, ilk çocukluğuna yönelik diyaloglar, anıların paylaşımı aileyi birbirine yakınlaştıracaktır.

Kutu   oyunları   gibi   ailece   oynayabileceğiniz   oyunlar,   iletişiminizi   arttıracak   ailevi   bağları güçlendirecektir.

Endişe duymanıza veya üzülmenize yol açacak her türlü haberi izlemekten, okumaktan ve dinlemekten kaçınmak yerinde olacaktır. Gün içinde bir veya iki kez olmak üzere belirli zamanlarda son gelişmeleri takip edebilirsiniz. Salgın hakkında çocuklarımızı sürekli haber akışına maruz bırakmak onları endişelendirebilir. Bilimsel olmayan açıklamalardan ve söylentilerden uzak durmamız önemlidir. Doğru bilgilere ulaşabilmek adına düzenli aralıklarla Dünya Sağlık Örgütü’ nün internet sitesinden ve yerel sağlık yetkililerinden bilgi alabilir, bu bilgileri ihtiyaçları düzeyinde çocuklar ile paylaşabilirsiniz.

Share on facebook
Facebook
Share on linkedin
LinkedIn
error: Content is protected !!
Kayıt Formu